Üyelik Girişi
Site Menüsü
Site Haritası
Takvim
Ey İnsan

Ey İnsan,
Ey Kendini Herşeyin Üstünde Bir Güç Olarak Görüp, Her şeye Hükmedebileceğini Sanan Sanal Hükümdar!!!

Ey İnsan,
Hatalarıyla Bir Bütün, Her Yanlışına Bir Kılıf Bir Yol Bulmayı Meziyet Sanan Sanal Kurnaz!!!

Ey İnsan,
Sınırsızca Bir Özgürlüğünün Olduğunu, Her şeyin Sadece Kendi İçin Var olduğunu Sanan Aciz ve Sonlu Sanal Kahraman!!!

Ey İnsan,
Kendi için yaşadığı kadar diğerleri içinde yaşayan, bu dünyada bir kiracı olduğunu, her şeyin bir sonraki nesilden ödünç alınan emanetler olduğunu hatırlayan ve buna göre davranan gerçek kahraman=insan!!!!

Silkinip kendine gelme vaktidir, belki son dem artık belki son liman… Artık uyan şu gaflet dolu derin uykundan.
Katlettik ağaçları, katlettik doğayı el birliğiyle farkında olarak ya da olmadan. Doğada hiçbir canlı yoktur ki, bilerek yaşadığı yeri (habitatını) yok etsin. İnsan da doğanın bir parçası olduğuna göre elbette doğadan yararlanmalı, faydalanmalı. Öyle ya, doğa zaten bizim için var. Külliyen yalan… İnsan kendine yalan söyleme ve bu yalanlara inanma konusunda öyle ustaki, bir süre sonra karıştırabiliyor kolayca, hangisi doğru,hangisi yalan…

Dünyadaki insan populasyonu yıllarca yağmur ormanlarını yok etti. Öyle ki ne yaptığının farkına vardığında %40 ı çoktan bitmişti. Bir anda aklı başına geldi, şimdi yok ettiği kadarını geriye dikmeye ve yetiştirmeye çalışıyor yeniden… En az 200 yıl süreceği düşünülen bir onarım. Belki hiçbir zaman başarılamayacak bir proje ama uğraşmaya değer görünüyor. Eğer küresel iklim değişikliği, belki küresel soğuma, ozon tabakası ve iyonosferin delinmesi, kutup buzlarının erimesi, belki küresel ekonomik çökmeler, savaşlar vb. olmazsa…

Dünya’nın herkese yetecek kaynakları var, öyle ya… Peki neden dünya nüfusunun 3/5 ü açlık sınırında, neden 1/5 i ise zar zor geçinip, beslenip hayatta kalıyor, yaşam sınırında… Neden dağılımlar adaletsiz, neden yaşam savaşında herkes merhametsiz?
Orta çağda sınırsız doğal kaynakları olduğu düşünülen ve söylenen dünya denilen bu devasa kürenin, ne değişti de sınırlı kaynakları olduğunu anladık. Sürdürülebilirlik denilen kavram, bilinen en eski dönemlerden beri varken, neden son dönemlerde hatırladık?

İnsanlık denilen kavramın karşılığı günümüzde nedir? Bir beden ve bir soy mudur insan ve insanlık? Neden soyut yönleri hayatımızdan soyutladık? Etik, ahlak, evrensel değerler ve kavramlar sadece kelimelerden mi ibaret artık…

Evet, Ey İnsan, Ey Kardeşim, Ey Arkadaşım, Ey Henüz Yaşayan Bedendeki Vicdan!!!

Sana sesleniyorum, fakında olmanın sorumluluğu, var olmanın ağırlığı, insan olma çabasının tüm sorumluluğuyla;

-Yok ettiğin her şey senin bir parçan, yerine aynısını belki daha güzelini koymazsan hep bir parçan eksik olacak. Ağaçlar olmazsa akciğerlerin eksik olacak. Değerlerin olmazsa gözün kulağın olmayacak. Açlıktan ölen bir çocuk aslında parça parça ölen insanlık vicdanı olacak.
-Yeni her zaman faydalı olmayabilir. Ama gelişmek, değişmek ve farklılaşmak dediğin şey yenileri denemekle mümkündür. Eğer denediğin yeni sana zarar veriyor ise vazgeçmekte özgürsün. Bunu ne çabuk unuttun. Hatırla tarihte ne kadar çok yeni devletler, yeni icatlar, yeni fikirler vardı. Şimdi birçoğu tarih oldu. Ama yol yürüyüp bazı manzaraları geride bırakmazsan yeni yollara, yeni yerlere, yeni ufuklara ulaşmanın imkanı yoktur. Ancak yeni olanı titizlikle seçmelisin! Bir dönemin “üstün ırkları” da yeni idi, yeni fikirleri de. Bir dönemin İmparatorlukları, yöneticileri ve hatta halkları da…
-Ne başını ne sonunu tam olarak bilemediğin, sadece oldukça kısa bir bölümünü oynadığın muazzam bir tiyatro oyunundasın aslında. Dekoru da, senaryosu da, oyuncuları da sen ve senin yaptıklarından etkilenen, bir dönem misafir oyuncu olarak ağırlandığın bir piyes…
-Uzatmayacağım, evirip çevirmeyeceğim, sadece söyleyeceğim dostça… İster kabul et, ister anla, ister uygula… İstersen umursama…
-Artık son uykundasın, uyanırsan eğer var olma şansın var
-Artık bir olmak zorundasın, bir olursan eğer yaşama şansın var
-Artık fark etmek zorundasın, fark edersen eğer farkındalıklar oluşturma şansın var
-Artık yalanı bırakıp, doğru söylemek ve söyletmek zorundasın, yapabilirsen güvenilir olma şansın var
-Artık seçmek zorundasın, bireysel çıkarlar için dayatılanları değil, insanlık için olanları seçebilirsen eğer, geleceğine yön verme şansın var
-Artık görmek zorundasın, görebilirsen eğer gösterebilme şansın var.
-Artık vicdanını dinlemelisin, dinleyebilirsen eğer dinlenilen olma şansın var.
-Artık söylemek zorundasın, söyleyebilirsen eğer tarih yazma şansın var.
-Ve artık küllerinden yeniden doğmak zorundasın, doğabilirsen eğer senin için bir gelecek var.

Bu yazıyı okuyanlar ve sen şahit ol!!! Ben farkında olmanın verdiği sorumlulukla sizleri uyardım, tıpkı benden önceki milyarlarca farkında olduğunu düşünen, insan olma çabasında olan varlığın yaptığı gibi…

Hayatta en hakiki kılavuz ilimdir, fendir.
Düşünen son insan da ölmedikçe umut asla ölmez…

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
843 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret51757
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 1°
Saat